Çalısmak, Azim, Sans… Çaglar Erol

2

15x21Çağlar Erol Türkiye’nin en başarılı girişimcilerinden biri. Özellikle Çember.Net ile bu başarısını kanıtladı. Başarılı Çember.Net girişiminden sonra şimdi enerjisini başka internet projelerine veriyor. ChatterboxTr için yaptığımız röportajda kendisinin Türkiye’de girişimcilik, e-business gibi konularda çok önemli tavsiyelerine ve görüşlerine rastlayacaksınız.

Aldığınız eğitimleri şu anki bulunduğunuz yer çerçevesinde değerlendirirseniz size nasıl katkı sağladı?

Ben Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği ve İşletme Master mezunuyum. Boğaziçi’nde aldığım eğitimin, ya da daha doğrusu Boğaziçi’nin insan yetiştirme biçiminin, iş yaşamımda bana kesinlikle çok büyük katkısı oldu. Lisans yıllarında çok iyi bir öğrenci sayılmazdım, derslerin önemli bir kısmını kaçırır, yalnızca sınav zamanı ders çalışır, çoğu ödevi vermezdim. Bu da Elektronik gibi bir bölümde ortalamanın epey altında kalmanız demek. Ama bu süreçte okulun sosyal aktivitelerine sürekli katıldım. Bir çok kulübe üye oldum, bölüm kulübünün yöneticiliğini yaptım. Okurken iş yaşamına girdim, bu da çok önemli bir tecrübeydi. Masterda daha iyi bir öğrenci oldum, ve tabii ki İşletme Bölümü’ndeki bu değerli eğitimin, girişimcilik serüveninde bana çok ciddi katkısı oldu. Kendi işinizi yapmaya başladığınızda, iş yönetimiyle, muhasebeyle, finansla ilgili bilgi sahibi olmak, bu hayati konularda kendinize daha çok güvenmenizi sağlıyor.

Bir üniversite öğrencisi bugün Türkiye’de ne yaparsa kariyerini ve dolayısıyla kendini farklılaştırabilir?

Üniversite öğrencilerinin önemli bir kısmı, üniversiteyi lisenin devamı bir okul gibi görüyorlar. Eğer akademisyen olmak gibi bir planları yoksa, üniversite yıllarında bir iş tecrübesi, mezuniyette kendilerinin birkaç adım önde olmasını sağlayacaktır. Okurken çalışmak yalnızca cep harçlığını çıkartmak amacını taşımaz. Bu aynı zamanda iş yaşamına bir ilk adımdır; işveren için önemli ayırt edici bir etken olmasının yanı sıra öğrenci için de mezuniyetten sonra ne yapmak istediğine karar vermesine yardımcı olacak bir deneyimdir. Ben öğrenciyken iki farklı internet şirketinde yarı zamanlı çalıştım, ve şimdi de kendi internet şirketime sahibim. Yarı zamanlı iş tecrübesi, benim yaşamım için okuduğum bölümden daha belirleyici bir rol oynadı.

Akademik başarı ve kabarık bir staj defteri profesyonel hayatta ne kadar önemli?

Kabarık bir staj defterinin en büyük şirketler dışında bir önemi olduğunu düşünmüyorum. İyi notlar ise genellikle önemlidir. Ben açıkçası lisans döneminde daha iyi notlara sahip olmadığıma üzülürüm. Mezuniyet ortalamasının 3’ün üzerinde olması, mezun olduktan sonra dilediğiniz işi seçmenizde size kesinlikle önemli bir destek sağlar.

Üniversite sırasında yaptığınız ve bugün burada olmanızı sağlayan şeyler neler?

Üniversitede yarı zamanlı işlerde çalışmam, kulüplerde görev almam, ve en azından son iki yıl derslerime daha çok ağırlık vermem (özellikle keyif aldığım konularda olanlara) benim bugüne kadar yaptıklarımı başarabilmemde büyük önem taşıyor.

Bir üniversite öğrencisine verebileceğiniz 3 öneri ne olabilir?

-          Not ortalamanızı 3’ün üzerine çıkarmaya çalışın

-          Bunu başaramıyorsanız öğrenci kulüplerinde aktif görev alın, hem de ilk yıldan itibaren.

-          Her durumda, yarı zamanlı bir işte çalışın.

Mümkünse bu üç şeyin hepsini yapın.

Önümüzdeki yıllardaki stratejileriniz, hedefleriniz neler? İnternet yatırımlarına devam mı?

Ben iş yaşamında tecrübeli olunan konuların üzerine gitmek gerektiğine inanıyorum. Hedefim, internet konusunda bugüne kadar edindiğim tecrübelerimi bundan sonra da değerlendirmeye devam etmek. Yani evet, internet yatırımlarına devam edeceğim. Şu an kredi, kasko, ADSL gibi alanlarda hizmet karşılaştırma platformu Enuygun.com adındaki projem sürüyor. Ayrıca online sağlık alanında doktorsitesi.com’un da ortağıyım. Kısa bir süre sonra klasik bir dikey classifieds sitesine ortaklığım olacak; şu an şirket kuruluş aşamasındayız. Yine bu alanlarda benzeri yatırımları elimden geldiğince sürdürmeyi hedefliyorum. Umarım bu süreçte başarılı çıkışlar da yakalayabilirim; bu  yeni yatırımlar için yeni finansman olanağı demek olur.

E-Business’ta son trendler sizce neler? Neler planlanıyor, sektör nereye doğru gidiyor?

İnternet dünyası doğası gereği çok hızlı gelişiyor. Son dönemde belirli girişimlerin isimlerini daha yoğun olarak duymaya başladık. Önümüzdeki dönemde sosyal platformların bir sonraki aşamada para kazanmaya daha büyük ağırlık verecekleri bir süreci izleyeceğiz. Burada nasıl gelir modelleri yaratılacağını ben de çok merak ediyorum.

Daha uzun vadede, önümüzdeki on yılda internetle büyümüş olan neslin iş yaşamına tam olarak girişini göreceğiz. Bu yönelim, online harcamanın boyutlarındaki inanılmaz artışa neden olacak. Artık interneti öğrenmeye çalışan değil, onsuz bir yaşamı bilmeyen profesyonellerin dönemi başlıyor. Yani internetten para kazanmak için gerekli ortam yeni yeni ortaya çıkıyor. Bugünün geleneksel servislerinin önemli bir kısmının internete çok daha büyük ağırlık kaydıracağını göreceğiz. Yani aslında yeni jenerasyon, interneti kendi ihtiyaçlarına göre biçimlendiriyor olacak.

Sizce Türkiye E-business’ı iyi takip edip yönetebiliyor mu?

Türkiye’de son dönemde çok başarılı projeler çıkmaya başladı. Ayrıca beni mutlu eden bir şekilde, gençlerin internet girişimciliğine hem ilgileri, hem de bu konuda bilgileri çok fazla. Benim başladığım dönemle (ki beş yıl bile olmadı) karşılaştırdığımda inanılmaz bir fark söz konusu. Bir beş yıl sonra neler olabileceğini hayal bile edemiyorum. Burada yerel projelerden uluslar arası projelere acilen geçmemiz gerekiyor. Bu konuda az sayıdaki şirketin, girişim sermayesinin bir desteği mevcut. Ama bu yeterli değil. Hızlı bir şrkilde ülke olarak global projelere ortam hazırlamalıyız. Devletin buna ilgisi tabi ki yok, ama daha çok sayıda özel şirketin – büyüklerin – bu yöndeki projelere desteğinin sağlanabileceğini umuyorum.

Bir girişimciyi karakter olarak ele alırsak nasıl bir karaktere sahip olmalı?

Girişimcilik, hırs, inanç ve çalışkanlık gerektiriyor. En azından başarılı bir girişimcinin… Girişimin başlangıcında, hatta başarının ucu görünene kadar, etrafındaki insanlar ona destek olmayacaktır. Bunun nedeni, ülkemizde insanların genel olarak riskten – belki de haklı olarak – çok çekinmeleri. Destek görmeksizin bir amaç uğruna yol alabilmek, hem hırs, hem inanç gerektiriyor. Çalışkanlık da işin başarıya ulaşması için en önemli etken. Girişimci, maaşlı çalışan bir kişiye göre en az üç kat daha fazla çalışır diye düşünüyorum. İş size aittir, belirli hedefleriniz vardır, ve bunu başarmak için tüm yaşamınızı ortaya koyar, uyanık olduğunuz her dakika çalışırsınız.

Yoğun iş temposu sırasında motivasyonunuzu ayakta tutan şeyler nelerdir?

Benim için eşimle birlikte çalışıyor olmam büyük bir şans oldu. Açıkçası kişiliklerimiz hiç benzemiyor, ve bu da bize büyük katkı sağladı. Benim moralim herhangi bir şeye bozulduğunda, demotive olduğumda, genellikle o olaylara farklı bir açıdan bakmamı sağlayarak beni rahatlatır. Tabi aynı şey benim için de geçerli. Bir çok insan eşiyle birlikte çalışıyor olmanın kötü bir şey olduğunu düşünür; ama hem tamamen güvenebileceğiniz bir ortağa sahip olmak, hem işte uzun saatler geçirdiğinizde eşinizin size kızmaması (çünkü kendisi de o süreçte yanınızdadır) bence bir girişimci için büyük bir şans.

Son olarak başarı denince aklınıza gelen ilk üç şey nedir?

Çalışmak, azim, şans. :)

Çağlar Erol’a sorularımıza verdiği cevaplar için teşekkürler ve iş hayatında başarılar diliyoruz.

Bu röportaj ChatterBoxtr.com‘da yayınlanmak üzere Afşın Avcı tarafından hazırlanmıştır.


2 Responses to “Çalısmak, Azim, Sans… Çaglar Erol”

Your Responses