Lost + Pazarlama = Lost 2.0

Tuesday, March 3rd, 2009 Yorum Yok

Bahar Taşkın – “Lost” dizisi yayınlanmaya başladığı tarihten itibaren, çok büyük kitlelere ulaştı, rekorlar kırdı, herkesin bir sonraki bölümü sabırsızlıkla başladığı bir dizi haline geldi.

Şimdiye kadar hiç bir dizi hakkında bu kadar tartışılmadı, bu kadar yorum yapılmadı ve hiçbiri için bu kadar çok internet sitesi kurulmadı.

Peki bu başarıyı “Lost” nasıl yakaladı?

İlk başta bakıldığında, çok zeki bir senaryo gurubu tarafından yazılan hayal gücü yüksek ve görsel efektleri zengin bir dizi olarak görülebilir. Dizinin her bölümü için yüksek maliyetler harcanması, hatta her bölümün bir sinema filmi bütçesiyle çekilmesi bu dizinin cazip bir hale gelmesini sağlayabilir. Bunun yanında bir senaryo ekibi tarafından oluşturulması ve her bölümün, hatta 5. sezon da bile ilk sezondan bir şeyler bulabileceğiniz kadar mükemmel bir kurgu içerisinde olması bu başarının bir parçası olabilir..

Peki bu dizinin başarısının sırrı sadece bunlar olabilir mi? Yoksa biraz daha kurcalarsak yeni bir şeyler çıkar mıı?

Başarının en büyük kaynağı, insanlara bu diziyi sadece izletmeleri değil adeta insanlara diziye yaşatmaları olarak söyleyebiliriz. Siz de çevrenizdeki pek çok insanın 45 dakikalık bölümü izler izlemez internet başına koştuğunu, araştırmalar yaptığını hatta rüyalarında bile diziyi gördüğüne şahit olmuşsunuzdur.

Sawyer mükemmel bir pazarlama ürünü mü?

Bu noktada yapım ekibi çok güzel bir iş yapmıştır. Dizi kurgulanırken hayal ürünü dediğimiz her şey açıklanabilir bir mantıkla anlatılmıştır. Gizemli olan her şeyin gerçek hayatta da bir karşılığı vardır. Örneğin ünlü “Lost” sayılarının gizemi. Araştırma yaptığınız zaman bu sayılar ile ilgili birçok makale bulabilirsiniz. Bu sayıların eski yunan mitolojisinden gelmesinden tutun eski bir matematikçinin dünyanın sonunu bu sayılara bağlamasına ya da astrologların bir yıldızın yörüngesi olarak açıklamaları karşınıza çıkar. Adada oluşan kara duman ve olaylar, adada yaşanan patlama yine elektromanyetik ile bir çok yorum getirmiştir. Bu da insanlara dizi biter bitmez bir araştırma içine götürmüştür ve diziyi sadece 45 dakikalık bir izlemeden çıkarıp sürekli dizi ile iç içe olmanızı sağlamıştır.

Peki “Lost” ekibinin pazarlama stratejisi sadece bu mantıkla örtüşen mükemmel kurgu mudur? Tabii ki hayır.

Belki de şimdiye kadar yapılan en mükemmel pazarlama stratejisini “Lost” dizisi ile birlikte görmekteyiz. İnternet ortamını çok aktif şekilde kullanan ekip, dizide geçen her olayı, her gizemi internet ortamına taşıyarak, insanlar arasında daha fazla merak ve araştırma duygusunu arttırmıştır. Örneğin dizide geçen adadaki “Hanso Foundation” sanki gerçek hayatta varmış gibi birçok internet sitesi yapılmıştır(lxicon.comthehansofoundation.org). Böylelikle sadece dizi ile sınırlı kalmayarak, insanları internet ortamında diziye bağlama amacı güdülmektedir ve bu da başarılmıştır.

Lost'tan sonra gerçekten Oceanic Airlines adlı bir şirket kurulsaydı tercih eder miydiniz?

Bu noktada detaylı olarak incelemek istediğim bir konu var. Dizinin ilk bölümlerinden beri bildiğimiz “Oceanic Airlines” ve ünlü uçuş “Flight 815″. Bu, dizi ekibinin pazarlama stratejisinin şimdiye kadar hiç bir dizide uygulanmayan ve dizinin neden bu kadar başarılı olduğunu açıklayan bir konu. Bildiğimiz gibi “Lost” dizisi bir uçak kazası ile başladı. Bu uçak kazası “Oceanic Airlines” a ait 815 nolu uçuşta olmuştu. Bu tip bir felaket çeşitli dizi ya da filmde olmuştur. Uçak kazası, yangın, deprem vs… Ama diğer dizi ya da filmlerden farkı dizi ekibinin bunun üzerine geliştirdikleri pazarlama stratejisiydi. İlk sezon izlediğim bir bölüm sonrası “Google”a girip “Oceanic Airlines” yazdığım zaman karşıma bu firmanın sitesinin karşıma çıkması oldukça şaşırtmıştı beni (oceanic-air.com). Lost ekibi sanki bu firma varmış gibi sitelerini yapmıştı. Gerçekten herhangi bir havayolu firması gibi bir siteydi, fakat sitenin sağ tarafında tüm uçuşların 815 nolu uçuşun faciayla sonuçlanmasının ardından durduğu yazılıydı. Diziyi gerçek yaşamla özdeşleştirmenin en güzel yolu bu sanırım. Siteyi biraz daha detaylı incelediğimde, sitede gizli yazılar olduğunu keşfettim; “If anyone should find this message, please get word I’m alive and stranded on an island somewhere in the South Pacific. Please send help soon. Things are bad. And they’re getting worse…Sally ” – “I survived a horrific plane crash and am stranded on an island somewhere Northeast of Australia and Southwest of Hawaii. In the event that I am never found, please forward word of my fate to my parents”. Bu site, dizi ekibinin sadece 45 dakika ile sınırlı kalmadıklarını, insanları dizide yaşatmak istediklerinin bör göstergesiydi. 4. sezon ile 5.sezon arasında yine benzer uygulamalar yaptılar. Bildiğimiz gibi sezonlar arası bir hayli beklemekteyiz. Ama hiç bir zaman eski keyfimizi kaybetmeyiz. Bunun bilincinde olan Lost ekibi çok güzel bir çalışma yaptı. Belli bir zaman önce çeşitli ortamlarda “Oceanic Airlines”ın uçuşlarına tekrar başladığını medyada duyurdular. Bildiğimiz gibi dizide de “Jack” karakterine sınırsız uçak bileti vermişlerdi. Evet, olmayan bir firma ama olmayan bu firma tekrar uçuşlarına başlıyor. Bununla ilgili bir çok yerde panolar yaptırdılar. (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8). Ve yaptırdıkları bu panoları yine dizi ile bağdaştırdılar. Bilboardların kurulduğu yerler dizi karakterlerinin yaşadığı şehirlerdi. “Los Angeles, CA (Jack, Hurley) – Tustin, CA (Locke) – Ames, IA (Kate) – Miami, FL (Juliet) – New York, NY (Michael) – Portland, OR (Ben) – Knoxville, TN (Sawyer) – Seoul, South Korea (Sun/Jin) – Sydney, Australia (Claire)”.

4. sezon bitimi ile birlikte bu panolarda bir değişiklik oldu. Sanki birileri saldırmıştı. Çünkü panoların üzerinde sprey boya ile “find815.com” yazılmıştı. (1, 2, 3). Tabii ki bu sokaktaki insanların eseri değildi, Lost ekibinin işiydi. 4 ve 5.sezon arasındaki beş haftalık kısımda insanların ilgisinin dağılmaması için beş hafta sürecek bir oyun yapmışlardı. Ve bu bilboardlar oyunun reklamıydı.

Son söz olarak Lost sadece kurgusu ve görsel kalitesi olan seyirlik bir dizi değil, insanları içerisinde yaşatan, tüm gününüzü hatta haftanızı bu dizi ile birlikte geçirebilceğiniz, kendinizi o karakter yerine koyup yaşadığınız, araştırma yaptığınız, üzerine site kurduğunuz, fan sitelerine kayıt olduğunuz bir pazarlama dehasıdır.

Popularity: 16% [?]

Benzer Yazılar

  • Vazgeçilmez ve Çağdaş: Mobil Pazarlama
  • ChatterboxTr Hakkında
  • İnternet Üzerinde Yeni Pazarlama Problemleri
  • Kişiselleştirilmiş Pazarlama Her Zaman Kazandırır mı?
  • Mesele tek başına yaratıcılıksa, bizim Memet de çok güzel sloganlar “buluyor” vallahi!
  • “Lost + Pazarlama = Lost 2.0” yazısına Yorum Yok yapılmış.

    1. Çok harika bir yazı. Hatta şimdiye kadar Lost hakkında duyduğum en harika şey. Tebrikler

    2. Bahar Taşkın says:

      Çok teşekkür ederim.. Lostun gizemiyle pazarlamının yaratıclığının bir arada olması sanırım yazıyı en güzel kılan..Daha güzel yazılarda buluşmak üzere..

    Yorum Bırakın

    XHTML: Kullanabileceğiniz tag'ler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>