Okurken Çalışmak… Ama Nasıl?(2)
Feyyaz Bicak - Öğrencilik süresinde, özellikle de üniversite eğitimi sırasında yarı zamanlı işlerde çalışarak boş zamanlarını değerlendirmek çoğu Türk gencinin pek de alışık olmadığı bir tercih. Aslında pek çok ülkede öğrencilerin üniversite yıllarında yan işlerde çalışıp kişisel bütçelerini yaratmaları çok önemli bir deneyim. Ülkemizde gerek kültürel yapı gerekse aile içi yaşamsal sorumluluk geleneği gereği gençler ve aileleri bu okurken çalışma fikrine temkinli yaklaşmaktalar. Bu önyargıyı görmezden gelip, çalışmanın kişisel gelişimine katkısını da fark edebilen bir öğrenci, günümüz şartlarında kendisini etrafındaki birçok insandan “farklı” kılma yolunda önemli bir kazanım edinebilir.
Gerçek anlamda sorumluluk alarak çalışmanın, kendi öz kazancının hesabını tutmanın, çok farklı insanlarla tanışıp onların deneyimlerinden yararlanmanın, yapabildiklerinin ve yapamayacaklarının ayırdına varmanın tadını ilk olarak lise yıllarında tatmıştım. Yaz aylarında bir plajda büfede çalışarak kazandığım ilk paranın tadını hala unutmam. O günlerde en büyük amacım zaten bütün yaz denize girdiğim yerde eğlenceme ufak bir heyecan ve maddi anlamda cebime katkı sağlamaktı. Daha sonraları üniversitede fuar görevlisinden bir hazır giyim mağazasında tezgâhtarlığa, barda garson olarak çalışmaktan anketörlüğe kadar çok farklı işlerde çalışma imkânım oldu. Üstelik bunlardan bazılarını yurtdışında da tecrübe etme şansım oldu.
Kuşkusuz bunları yaparken aynı zamanda okula gitmek biraz zorlayıcı olabiliyor; ancak okurken bu tip işlerde çalışmanın faydasını gördükçe bu zor durumun aslında çok değerli bir yatırıma dönüştüğü gerçeği sizin kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlıyor.
Okurken çalışmanın belki de en olumsuz yanı ülkemizde çok farklı tepkilerle karşılaşıyor olmanız. Aldığınız tepkilerin çalışma kararınızda ve iş seçiminizde engelleyici etkileri olabilir. Böyle durumlarda yapmanız gereken gerçekten çalışmayı isteyip istemediğinizdir. Bu kararı gerçek anlamda verirseniz genellikle etrafınıza çok da aldırmıyorsunuz.
Aldığım olumsuz tepkilerden çok olumlu tepkilerin ne kadar motive edici olduğundan bahsetmek istiyorum. Çalışmanın ne kadar önemli ve değerli bir etkinlik olduğunun farkında olan tanıdıklarınızın takdirlerini kazandığınızda ve kendinizde olan pozitif gelişmeleri fark ettiğinizde okurken çalışmanın hazzını gerçek anlamda alacağınıza eminim.
Yarı zamanlı çalışma deneyimleri sayesinde normal zamanda öğrenmesi zor pek çok şeyi farklı deneyimlerle beraber yavaş yavaş hazmederek öğrenme fırsatı bulabilirsiniz. Okurken çalışma esnasında aldığınız her görev, her sorumluluk sizin iş tamamlama, iş süreçlerini planlama, zamana göre kendini ayarlama gibi aslında profesyonel iş yaşamında da çok gerekli olan birçok yetiyi pratik etme ve kazanma yolunda size yardımcı olur. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bu bilinçle yola çıkan birçok genç, üniversite yıllarında çalışma yolunu seçer.
Bizim ailelerimiz çoğunlukla okurken çocuklarının çalışmasına karşı durmaktadırlar. Bunun en büyük nedeni kültürel özelliğimiz olarak ebeveynlerin çocuklarına “dadı”lık yapma niyetlerinin yıllar geçip çocukları büyüse de yok olmamasıdır. Aile içinde bu kol kanat germe her zaman maddi olarak destek olma durumu bizi, yani gençleri çalışma hayatına daha geç katılmaya yönlendirmektedir.
Üniversite yıllarınızda çalışmış olmanız sizin için geleceğe yönelik yaptığınız önemli bir yatırımdır. İş hayatı belirli temel prensipler ışığında değerlendirildiğinde en basit işletmeden tutun en büyük kurumsal ölçekli firmalara kadar özünde çok da farklılık göstermez. Yani bir iş için temelde yapılan şeyler benzerlik gösterir. Aldığınız görev veya pozisyonunuz ne kadar farklı olursa olsun bazı ana çalışma prensipleri ve alışkanlıklar değişmez. İstenilen şeyi zamanında yerine getirme, iş arkadaşlarıyla olan diyaloglarımız, sorumluluk anlayışımız gibi maddeler işe göre şekil değiştirse de paralel bir bağla birbirine bağlıdır. Kendisini iyi yönde çalışma disiplini ve insan ilişkileri dahilinde geliştirmiş birisi bunun faydasını kuşkusuz görecektir. İşte bütün bunları öğrenmeye başlayabileceğimiz nokta da okurken bulduğumuz işler olarak göze çarpmaktadır.
Hepimiz yarattığımız değerlerle, ürettiklerimizle varız. Bu yüzden üniversite hayatı gibi en üretken en dinamik çağımızda yarı zamanlı da olsa çalışmak size de güzel bir fikir olarak geliyorsa hiç çekinmeden en yakın fırsatları değerlendirmeye bakın. Böyle yaparak hem deneyimlerinizi arttırıp kendinizi hiçbir kursta, sertifika programında edinemeyeceğiniz bilgi ve tecrübelerle donatabilir hem de maddi anlamda bütçenizde oluşacak katkıyla bir şeyler üretmenin tadına varabilirsiniz. Toplumda yüzde yüz “tüketici” olarak yaşamaktan sıkılanlara duyurulur: “Çalışmak ister miydiniz?”
Dizinin ilk yazısına buradan ulaşabilirsiniz: Okurnen Çalışmak… Ama Nasıl?(1)
Bu yazı ChatterBoxtr.com‘da yayınlanmak üzere Feyyaz Bicak tarafından yazılmıştır.

Popularity: 58% [?]










Ortaokuldan beridir yaz tatillerinde sırasıyla beyaz eşya tamircisinde, saat tamircisinde, internet cafe’de, bilgisayar firmalarının teknik servislerinde ve lise bittiğinde bir yaz sunta fabrikasında çalışmış biri olarak diyebilirim ki: bunca senedir hiç çalışmadıysanız tabii ki üniversitye giderken part time işlerde çalışarak insan ilişkilerinizi, sorumluluk alma duygunuzu geliştirebilir ve kendinize ufak da olsa bir kazanç sağlayabilirsiniz. Eğer mecbur kalınmışsa diğer seçenek için birşey diyemem ancak mümkünse bu yıllarda lisans eğitiminde sahip olunacak branşla ilgili uzun dönemli stajlar yapılmasının ve sene içerisinde eğer ders programına uyuyorsa ki genelde uymaz, aynı yerde yarı zamanlı çalışmaya devam edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyorum. Aksi takdirde bunca yıl verilen emeklere saygızılık olacağı kanısındayım, bilmem haksız mıyım?
Ve şuan ben de yarı zamanlı iş arıyorum, yan komşum bana eğer istersem evimizin karşısındaki mermer fabrikasında birkaç ay çalışabileceğimi söyledi
sizce de Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde okuyan ve birçok yerde staj yapmış olan bir öğrenci için biraz ironik değil mi?!
Merhaba,
Kişisel olarak üniversite yıllarında,özellikle tatil aylarının tamamında çalışmaya pek sıcak bakmasam da sorumluluk kazanmak,geleceğe yatırım yapmak ve tecrübe kazanmak açısından önemli sanıyorum iş hayatına küçük de olsa adımlar atmak. Yazınızı gerek fikir gerekse dil açısından beğendim.Tebrikler Feyyaz Bey.İş dünyasındaki başarılarınızın da devamını diliyorum:)
Sevgili Orkan,
Eğitim aldığımız branşla ve kariyerimizle ilgili staj ve işler kesinlikle çok önemli. Benim bahsettiğim işler öncelik olarak bunlardan daha geri planda olmalı elbette. Belki üniversitenin ilk yıllarında tercih edilmesi daha uygun olabilir. Bu arada komşunun önerisi çok ilginçmiş. Bir fabrikada çalışmak gerçekten yorucu olabilir.:)
Sevgili Merve Hanım,
Yazıyı takip ettiğiniz ve beğendiğiniz için çok mutlu oldum. Güzel dilekleriniz için de ayrıca teşekkür etmeyi borç bilirim.
Mezun olduktan sonra tecrübesiz olarak iş bulmaları kısıtlanan gençler için mükemmel fırsatlar var part-time işlerde. Bu sayede hem istedikleri işi yapabilirler hem de kariyer planlarını daha sağlıklı yapabilirler.
[...] psikolojik bahanelerini sıralayıp neden bahane olduklarını da açıklamış. Feyyaz Bicak ise üniversite öğrencisi olarak, okurken çalışmak fikrinin Türk aile yapısı v…. Okurken çalışmak isteyenlerin karşılaşacağı olası tepki ve güçlerin yanısıra [...]
Merhaba,
Ebeveynler konusundaki tespitiniz gerçekten yerinde bir tespit olmuş. Ebeveynler gerçekten sevimli bir koruma içgüdüsü ile hareket ediyorlar ve okurken çalışmak onlar için bizim hayata ve zorluklara erkenden atılmamız anlamına geliyor. Calışmaya başlamamız ne kadar geç olursa onlar için o kadar iyi olabiliyor.
Yazınız için tebrikler, çalışma hayatınızda başarılar.
Tebrik ederim Feyyaz,
çok güzel bir yazı olmuş gerçekten. Ben de özellikle üniversitenin ilk yıllarında meslek kaygısı edinmemişken bireyin bu tarz işlerde seçici olmamasının; kendi dünyası dışında gelişen olayların ya da yaşantıların farkında olması ve farklı bakış açılarından bakabilmesi adına kişiye büyük fayda sağlayacağını düşünmmekteyim.
Tekrar emeğine sağlık.
[...] en çok merak edilen soru şu olsa gerek; peki, bir öğrenci nasıl marka elçisi ve/veya kampus temsilcisi olabilir? Aslında az çok yukarıda bu sorunun cevaplandığını sanıyorum. Birçok yetkinliğe sahip [...]